Mutluluk

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde test soruları kendi aralarında sıkıntılarını paylaşıyor ve konuşuyorlarmış.

Üçgen çok üzgünmüş, sevilmediği sorularının çözülmediğine isyan etmiş ve

-Kimse beni anlamıyor.Niçin sevilmiyorum,neden zevkle çözülmüyorum?

Kesirler kendi aralarında gülüşmüşler.

-Tabii anlaşılmazsın. Bu çocuklar senin bir açını bulmak için bir sürü işlem yapıyorlar. Bak bize hiç zorluğumuz yok.Yedikleri pastayla bile bizi anlıyorlar diyerek alaylı ve bencil ruh haliyle üçgene takılmışlar.

Üçgen ağlamaya başlamış. Kesirlerin kendisine haksızlık yaptığını ve çok üstüne geldiklerini düşünüp iyice üzülmüştü. Üçgenin üzüntüsünün farkında olan sadece x ve y idi. Üçgeni teselli etmek için dil döküyorlardı.

X konuşmaya başladı:

-Sen yine tanıyorsun. Biz bilinmeyenler henüz kendimizi bile bilmiyoruz aslında kimse bunun farkında değil. Sürekli boş sayfa olarak çöpe atılıyoruz, y  bile bu durumdan memnun değil,fakat biz çocukların matematik öğrenmeleri için pes etmemeliyiz.

Üçgen düşününce ağlamanın yanlış olduğuna karar vermiş. Hayatta pek çok sorun olduğunu fark ederek x’e sarılmış. Kesirler bu sevgi dolı ana dayanamayıp onların sayfasından ayrılmışlar.

Sıfır son sözleriyle tartışmayı bitirmiş

-Var olmak ya da olmamak mutluluğu bozuyorsa tıpkı benim gibi hiçtir diyerek onlara gülümsemiş.

Testteki soruları kendi hallerinden memnun bir şekilde var olmaya devam etmişler.

Onlar mutluluğu tadarken bizler de başka soruları çözmeye…………….

Yağmur Köse, 14 yaş